Öncelikle Muhsin Yazıcıoğlu için tüm Türkiye’ye başsağlığı diliyorum. Burada enkaz daha önce bulunabilir miydi, ihmal mi vardı konularını tartışmayacağım. Sadece Habertürk muhabirlerinin bu olayda ardı ardına sıraladığı öküzlüklerden bahsetmek istiyorum.
*İHA muhabirinin sözlerinden sonra daha hiç bir şey belli olmadan Muhsin Yazıcıoğlu’nun şiirlerini dramatik bir havayla sanki adam ölmüş gibi yayınladılar. Daha enkaz bile bulunamadan herkes öldüğünü zannetti.
*Enkaza ulaşan köylülere telefonda saçma sapan sorularak sorarak şarjlarını bitirdiler. “Neredesiniz,kaç kişi var” sorularını defalarca sordular. Sonra telefondaki köylü zor durumda olduğunu konuşamadığını söyledi. Telefonu diğer köylü alınca ona da defalarca aynı soruları sordular. Tek tek oradaki bütün insanlara saçma sapan şeyler sorarak meşgul ettiler.
*İşin en öküzlük tarafı da şu. Yazıcıoğlu’nun yeğeni ile canlı yayında konuşuyorlardı. Yeğeni Soylu ceset bulunmadığı için ümitlerin sürdüğünü söylemişti. Bundan bir kaç saniye sonra muhabir canlı yayında gayet düşüncesiz ve patavatsız bir şekilde acı haberi verdi sonra Soylu’ya mikrofonu uzatarak konuşmasını bekledi. Adamcağız tabi gözyaşlarına boğuldu. Videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz







