Monthly Archives: Eylül 2009

Evrim Dinle Örtüşüyor Mu?

Evrim konusu günümüzde bilimle dinin en çok karşı karşıya geldiği konu. Evrim, fanatik ateist kesimin tuttuğu bir fubol takımı gibi olmuş durumda. Bunun yanında evrim hakkında hiçbir fikri olmayıp, evrimden bahseden herkesi dinsizlikle damgalayan insanlar olduğu da bir gerçek.

Bu yazıda evrim teorisini İslam dini açısından incelemeye çalışacağım. Bu yazıda da inceleyeceğim şey canlı türlerinin zamanla evrilip evrilmediği olacak. Çünkü canlıların ortak bir atadan gelmesi fikri islamın reddettiği ve bilimin ispatlamaktan uzak olduğu bir mesele. Ben kendi araştırma ve gözlemlerime göre bu sonucu çıkarttım.( Kendisi araştırmak isteyenler evrimci görüş olarak Richard Dawkins’in , evrim karşıtı görüş olarak Harun Yahya’nın kitaplarını okuyabilir.)

Öncelikle şunu söylemem gerekir. Bilim değişkendir. Bilimin kesin kanun kabul ettiği bir şey ertesi yıl yapılan yeni bir çalışmayla yerle bir olabilir. Bununla beraber din değişken değildir ancak dindar insanların kafaları değişkendir.  Örneğin ortaçağda dünya yuvarlaktır diyen Galileo’yu kafirlikle suçlayıp idam cezasına çarptıran insanlar dini savunuyordu. Bu bağnazlık her dönemde olabiliyor. O yüzden bilim adamlarının kanun dedikleri de, din adamlarının kesin hüküm dedikleri de sorgulanabilir.

iyi Bir Yazı Yazmak İçin Püf Noktaları

1-) Medyada yaygın olarak kullanılan klişelerden ve metaforlardan kaçının

İlk başta uygulanması kolay bir ilke ancak pratikte bunu başarabilmek zordur. Örnek vermek gerekirse “dostluk kazandı, ünlüler kervanına katılmak, gündeme bomba gibi düşmek, bir kısım çevreler, burası Türkiye, birlik ve beraberliğe çok ihtiyacımız olduğu şu günlerde vs.” Bu tür ifadeler ilk başta çok melodik ve hoş gelebilir. Fakat bu tip klişeler yerine kendi cümlelerinizi kullanmanız yazılarınızın akıcılığı açısından faydalı olacaktır.

2-)Kısa cümleyle aynı şeyi anlatabiliyorken uzun cümleyi tercih etmeyin

Blog yazarlarının çok düştüğü bir hata. Cümleyi uzun kurunca çok sanatsal ve etkileyici olacağını sanıyorlar. Ancak uzun cümle okuyanı sıkar ve bunun akılda kalması da zordur. Bununla beraber, uzun cümle kurarken hata yapmamız da çok olasıdır. Okurda da genellikle küstah ve ukala bir yazar izlenimi oluşturur.

3-)Eğer bir sözcük çıkarıldığında cümle anlamından bir şey kaybetmiyorsa, o sözcüğü kullanmayın

Cümleye herhangi bir katkıda bulunmayan sözcük, o cümlenin anlamını seyreltir; akılda kalıcılığı bozar. “Daha az” her zaman “Daha iyi” dir.