Category Archives: İnceleme

Lost Dizisi ve Cessase Hadisi

Önceki yazımda, Star Wars serisindeki alt metinleri incelemiştik. Bu yazımda da tarihin en iyi dizilerinden kabul edilen “Lost” un alt metinlerine değineceğiz. Amacım Star Wars’da olduğu gibi Lost dizisinin de temelinin dini hikayelere dayandığını göstermek.

Öncelikle izlemeyenler için Lost’un konusuna kısaca değinelim. Lost, aynı adada yaşayan, iyiliğin ve kötülüğün mücadelesini konu almıştır. Kötülüğü temsil eden Black Smoke, adadan ayrılıp dünyaya yayılmak ister. İyiliği temsil eden Jacop ise Black Smoke’u adada tutmakla yükümlüdür. Bu iyilik ve kötülük kavramları din temellidir. Lost ilk sezonlar dinle ilgisiz olsa da, son sezon konuyu dine yönlendirmiştir.

Lost’un konusunu aşağı yukarı anlattıktan sonra gelelim benim iddiama: Yaptığım araştırmalar sonucu J.J Abrams’ın Lost’un seneryosunu yazarken bir hadisten esinlendiği sonucuna vardım. Hikayeyi Peygamber Efendimizin hadisine göre temellendirip, araya süslemeler koymuştur.

Şimdi gelelim bu hadise. İslami literatürde “Cessase” hadisi olarak geçmektedir. Bu hadisi bloga yorum yazan birinden tesadüfen öğrendim. Okur okumaz aklımda ampül yandı.

Hadisin sahihliği hakkında pek bir bilgi yok. Yani doğru da olabilir yanlış da olabilir. Ancak bu yinede Lost senaristi Abrams’ın çaldığı gerçeğini değiştirmez. Şimdi hadise bir bakalım:

Star Wars ve Illuminati Analizi

Yeni bir yazıyla tekrar karşınızdayım, konu tahmin edebileceğiniz gibi yine illuminati. Bu yazımda “Star Wars” filminin analizini yapacağım. Önce bazı şeyleri aramızda konuşalım da sonra sıkıntı olmasın.

Bir filmi barındırdığı anlam bakımından üçe ayırabiliriz.

1)En sığ anlam: IQ seviyesi 20-25 civarında olan insanların bir filmden anlayabildiği kısım. “Olm bu filmde paso seks sahnesi varmış ehehe” şeklinde

2)Entelce anlam:Onların kim olduğunu biliyorsunuz, aşağılamıyorum, ama bana göre değil. “Üstat bu filmde savaş üzerinden insanın yalnızlığını anlatmıştır”

3)En alt anlam: Illuminati, deccal, din konularında bilgilenmiş; gözü açılmış insanların yakalayabildiği kısım.

Ben de Star Wars filmini 3. anlam kategorisine göre inceleyeceğim. Michaelsikkofield blogunda Stenley Kubrick’in “Eyes Wide Shut” filmiyle ilgili yaptığı inceleme bana esin kaynağı oldu.

Eğer 6 filmlik Star Wars serisini izlediyseniz bu yazı, filmdeki alt metinleri çözmenize yardımcı olacaktır. Eğer henüz izlemediyseniz, bu yazıdan sonra filmi daha iyi bir bilinçle izlersiniz. Yazıda spoilerlar olacak tabi ama çok da etkilemez sizi. Ancak yinede çok detaya girmeyeceğim, sadece alt metinleri göstermeye çalışacağım. Filmi izleyin mutlaka (yazının sonunda torrent linki vereceğim)

İyi İnsan Olmanın Anatomisi

Yazı yazmayalı uzun zaman oldu. Hatta bayağı uzun zaman. Son normal yazımı Mayıs 2010′da yazmışım. Bu geçen zamanda yazı yazma yeteneğimde elbet bir düşüş olmuştur. Ama bir sürü yazı yazacak konu birikti. Artık tekrar eski sıklıkta yazmayı düşünüyorum bakalım.

Konu yine benim klasik konulardan. Topluma dair gözlemler, çıkarımlar vs. Bu yazıda iyilik ve iyi insan olma kavramlarını irdeleyeceğim. Hatta yazının içinde kendi çizdiğim vinyetlere de konuyu pekiştirmesi için yer vereceğim. Ama yazıya başlamadan önce bazı kavramların anlamını iyi anlamak gerekli:

İyi: İnsanların geneli tarafından istenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan.

İyi insan: İyilik yapma işini karakter haline getirmiş kişi.

Evet iyilik diye bir kavram doğada var. Güzel, sevimli, aydınlık gibi terimleri, iyilikle bağdaştırabiliriz. Bunun üstünde pek durmayacağım. Esas irdelemek istediğim şey ‘iyi insan’ olgusu.

Yaz Gecesi Şovu

yaz gecesi şovu

Evet farkındayım son zamanlarda Ntv kanalına taktım biraz. Ama ne yalan söyleyeyim yayınladıkları programlar, spikerleri ve yorumcularının Türk Televizyonu için farklı bir renk, farklı bir tat olduğunu düşünüyorum. Son zamanlarda dikkatimi çeken bir program var Ntv’de. Adı da başlıkta da gördüğünüz gibi Yaz Gecesi Şovu.

Fark ettiğiniz gibi Türkiye’de sınırlı sayıda talkshow programı var. Bunun nedeni ise biraz garip. Halkımız her talkshow programını maalesef Conan O’Brien veya veya David Letterman ile kıyaslıyor. Bu durum da sunucuları ve yapımcıları rahatsız ediyor haliyle.

Öncellikle bu programı seçmemin sebebini açıklayım: Türkiye’de yayınlanan “talkshowların” kemikleşmiş bir izleyici profilleri bulunuyor. Ne yazarsam yazayım hiçbir izleyici, kendi sevdiği program hakkında yazılan bir eleştiriyi okumaz. Okusa bile hemen şu cümleleri yapıştırır; “Ukala herif çok biliyorsan sen yap bir programda seni izleyeelim” Ancak eğer yeni başlayan bir programı seçerseniz size karşı olacak potansiyel tepki makul bir seviyede kalır. Bunun nedeni ise yeni başlayan bir programa körü körüne fanatik olacak kimse yoktur. Ancak yine de eleştirmenlik ile ukalalık arasındaki ince bir çizgi vardır.

The Doors – The Doors(Albüm)

doors

Bugünkü yazımda size classic rock’un en önemli temsilcilerinden biri olan The Doors’un ilk albümü olan The Doors’u anlatacağım. Ancak önce grup hakkında bir kaç bilgi vermek istiyorum.

Amerika’lı rock grubu The Doors 1965 yılında Los Angeles’te kuruldu. Üyeleri:
Jim Morrison – Vokal
Robby Krieger – Gitar
Ray Manzarek – Piyano, klavye, bass
John Densmore – Davul

Grubun müzikal yükünü Ray Manzarek sırtlarken, sözleri de bir şair olan Jim Morrison yazmıştır. Grubun belki de en önemli özelliği bir rock grubu olmalarına rağmen gitar yerine klavyeyi ağırlıklı olarak kullanılmasıdır. Grubun yaşamını anlatan Oliver Stone imzalı aynı isimde 1991 yapımı bir film çekilmiştir. Gerçi film bir çok hata barındırıyor neyse

Burcu Esmersoy ile Spor Cafe Eleştirisi

burcu_esmersoy

Burcu Esmersoy oldukça sevdiğim birisidir. Onun hakkında eleştiri yapıp yapmamayı çok düşündüm ancak ona duyduğum sevgim eleştiri yapmama engel olamayacak. Umuyorum ki Burcu Esmersoy da bu yazımı okur günün birinde. Spor Cafe programı hakkındaki eleştrilerimi şöyle sıralayabilirim
İlk başta programın reklamı fiyasko. Burcu Hanım 3 farklı kıyafet içinde hoplayıp zıplıyor. Kıyafetler de rüküş ötesi. Ancak bu, programın  Türkiye şartlarına göre iyi olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Programı 2 ana bölümde inceleyebiliriz: Spor kısmı ve konuk kısmı. Spor kısmında maalesef Burcu Esmersoy’a ortalama bir not vermek zorundayım. Şu ana kadar takılmadan haberleri sunduğu bir güne rastlamadım. Ancak bir bayan olması ve işini bilmesi puanımın çok kötü olmamasını sağlıyor. Wikipedia’da Burcu Esmersoy’un ileri derecede İngilizce bildiği yazıyor. Bu programı izledikten sonra buna emin oldum bende. Bunun nedeni Burcu Esmersoy’un telaffuzları gerçekten iyi. Kendine spor spikeri ya da yorumcusu diyenlerden çok ama çok farklı aynı zamanda bilgili de. Ancak haberlerde takılmasa ya da -insanı rahatsız eden tek hareketi olan- haberleri okurken gülmese mükemmel diyeceğim. Aslında gülmesinden şikayetçi değilim. Ama jest ve mimiklerini 1-2 haber yerine çoğu haberde kullanıyor. Buna rağmen, programın başında prompter’e  attığı o öldürücü bakış bunları kapatıyor diyebiliriz.

Metallica – Kill'em All

Bildiğiniz gibi Metallica 1983 yılında ilk albümleri olan Kill ‘em All‘u yayınladı. Ben de bu oldschool albümü size yorumlamak istedim.Kill’em All albümü thrash metalin annesi olarak kabul ediliyor.  Ancak taraftarlar yüzünden belki de biraz abartılmış durumda. Albümün özelliklerine gelecek olursak.

Üyeler:
James Hetfield – Gitar, Vokal
Lars Ulrich – Davul
Cliff Burton – Bas
Kirk Hammett – Gitar (beste ve kayıt)
Dave Mustaine – Gitar (beste)(demo kayıt)