Category Archives: Kendime Dair

Artık Twitter'dayım

Biliyorum diyeceksiniz ki aylardır yazı girmiyosun şimdi hangi yüzle twitter’dayım yihu şeklinde şımarık bir yazı girebiliyorsun. Haklısınız. Yazı girmediğim süreç içinde aklıma gelen yazı fikirlerini not aldım. Okul da bitti (bununla ilgili şeyler de yazacağım. lise hayatının genel bir tahlili gibi) artık daha çok yazı girerim. Bu süre zarfı içinde beni twitterdan takip edebilirsiniz. Blogun soluna da anlık tweetlerimi barındıran bir kutu koymaya çalışacağım

adres:  twitter.com/utku_sen

Vatan Sana Canım Feda

Sabah okula gitmek üzere tren istasyonuna gittim. Yabancı bir çift de benim gibi tren bekliyordu. Sanırım Slav kökenliydiler. Neyse bindik trene bu çiftle karşı karşıya oturduk. Bir yandan konuşuyorlar, bir yandan insanları izliyorlar. Evet, o an benim için bir görev bilinci oluştu. Türk halkını yabancılara çok iyi tanıtmalıydım.

Çantamdaki “Charles Dickens” kitabını çıkarttım. Okumaya başladım. (işte biz Türkler trende bile kitap okuyoruz çok kültürlüyüz) Ardından telefonumdan klasik müzik açıp kulaklığımı taktım. Ama sesi son ses açtım ki duysunlar. (ah biz Türkler kendi kültürümüzün yanında modern batı müziğine de pek aşinayızdır) Kah kitabı okuyup birşeylerin altını çizer gibi yapıyorum, kah klasik müziğin ritmiyle ayaklarımı haraket ettiriyorum. Yabancı çift elimdeki kitaba bakıp birbirlerine bir şeyler söylüyor.

Sonra bu beni kesmedi tabi. Çantamdan yaprak testlerimi çıkardım. İçlerinden en grafiklisini-şekillisini seçtim. Yanımdaki arkadaşımla bu test üstüne bilimsel bir sohbet yapıyormuş gibi davrandım. Kah elimle bir parabol grafiği çizer gibi yapıyorum, kah einstein,  newton diyip duruyorum. Yabancı çift bize bakıyor “oh very nice” anlamında kafa hareketleri yapıyorlar. Daha sonra çift trenden indi. Normal hayatıma döndüm.

Zemana Antilogger’da Bulduğum Açık

Bundan yaklaşık 4-5 ay önce Zemana Antilogger’ın Beta testerı olmuştum . Beta tester olduktan sonra bu yazılım üstünde bazı güvenlik testleri yaptım ve sonuç olarak bir açık keşfettim. Bu açık antilogger’ı bypass ederek başlangıca dosya ekleyip çalıştırmayı sağlıyordu.

Önce Teakolik ile konuştum. Beni Zemana’dan Erkan Beyle tanıştırdı. Açık hakkında kendilerine bilgi verdim. 2. sürümlerinde açığın kapatılacağını, bu süre zarfı içinde açığı public etmememi istediler. Kabul ettim. İkinci sürüme kadar idare edilmesi için “Windows sertifikalı uygulamalar için uyarı ver” seçeneği konuldu.

Daha sonra aynı açığı arkadaşım Sh0ck tesadüfen tespit edip blogunda yayınladı.

Ondan sonra Zemana Beta testerları arasında bir mail trafiği yaşandı. Erkan Bey yine beni konu hakkında bilgilendirdi sağolsunlar. Zemana Antilogger’ın yeni sürümünde açık kapatıldı.

Zemana Antilogger gelişmekte olan Türk güvenlik sektörünün önemli firmalarından. Eğer destek olmak istiyorsanız siz de bulduğunuz açıkları kendilerine bildirerek yardımcı olunuz.

Zemana ekibi bloglarında yardımlarımdan dolayı bana teşekkür etti . Ben de kendilerine teşekkürlerimi iletiyorum.

Roaccutane Tedavim Bitti

roaccutane

Yaklaşık 7 ay önce başladığım roaccutane(roakkutan) tedavim bugün sonunda bitti. Süreci anlatmadan önce direkt söyliyeyim. Evet güzel bir cilde kavuştum diyebilirim. Çok mükemmel olmasa da eskisinden çok daha iyi.

Roaccutane tedavisine başlamak benim için çok zor oldu. İnternette hangi siteye baktıysam roaccutane’la ilgili şehir efsaneleri dolaşıyordu. Bir kısmı gerçek olsa da çoğu gerçek dışı. Özellikle ekşi sözlük’te çok abartılı eleştiriler vardı.

Eğer akne problemleriniz varsa ve kullandığınız kremler işe yaramadıysa artık hiç vakit kaybetmeyin derim. Doktor eşliğinde roaccutane tedavisine başlayın. Belirtilen yan etkiler(bel ağrısı, depresyon hissi, yorgunluk vs.) ilk iki ay kendini gösteriyor doğru. Bu ilk iki ayı atlatırsanız önünüz açık. Geriye sadece dudak ve cilt kuruluğu kalıyor. Onu da nemlendiricilerle hallediyorsunuz zaten.

Şu an cildimde pürüz yok. Sadece biraz leke kaldı o da halledilir. Kendinize bir iyilik yapmak istiyorsanız saçma eleştirileri bir kenara bırakıp alın bu ilacı.

Zehirlendim

Bilgisayar başında Crush the Castle oyununu oynarken midem bulanmaya başladı. Biraz gidip uzanayım geçer diye tahmin ettim. Ancak midem gerçekten çok bulanıyordu. O akşam da Eurovision vardı bir terslik çıksın istemiyordum. Hadise sahne alana kadar dayandım fakat sonra müthiş bir şekilde kustum. O an anladım bir terslik olduğunu. Bunun yanında ishal, baş dönmesi ve ateş de başladı. Hastaneye gittim hemen. Kustuğum için midemi yıkamadılar fakat serum taktılar. Ateşim düşürüldü. O geceyi atlattım bir şekilde. Ertesi gün doktora gittim. Bürsürü ilaç ve iğne verdi. Bir gıdadan bakteri kaparak enfeksiyona kapılmışım. Büyük bi ihtimalle önceki gün dışardan yediğim pilavdan dolayı oldu

Zehirlenmemek İsteyen Gençlere Tavsiyeler

*Kendinizi kötü hissediyorsanız, mideniz bulanıyorsa kaynıyorsa dayanmaya çalışmayın ne var ne yok kusun gitsin

*Ayakta durmaya takatiniz yoksa ishal ve ateş de başlıyorsa acil olarak bir sağlık kuruluşuna başvurun

*Güvenmediğiniz yerlerden ucuz diye yemek yemeyin

Radyasyon Dağıtıcı Aldım

Cuma günü annemle eczacı fuarına gittik (annem eczacı olur) . Gezdik, eşantiyon ürünleri sömürdük bolca (: . Oradaki bir stand dikkatimi çekti. Büyük bir radyasyon işareti vardı. Yanında da zırh giyinmiş bir adam. Altında da “böyle korunamazsınız” yazıyordu. Gittim inceledim.

Ürün bilgisayarların, telefonların vs. yaydığı insan sağlığına aşırı zararları olan elektromanyetizmayı etkisiz hale getiriyormuş. Adam bana bilgisayar radyoaktivitesine uzun süre maruz kalmanın zararlarını anlattıkça çöktüm. Bende var olan bütün şikayetlere sebebiyet veren şey meğersem buymuş. Bu şikayetlerim dikkat dağınıklığı, uykusuzluk, odaklanamama gibi şeyler. Eğer bilgisayarla çok vakit geçiren biriyseniz mutlaka sizde de en az biri vardır

Sonunda ikna oldum bilgisayar ve elektronik cihazlar için olan çipten bir tane aldım. Bilgisayara yapıştırdım. Aslında bunun kolyeli çeşitleri de varmış ama Türkiye’de yok sanırım. O daha güzel hem dışarıda da korunmuş oluyor insan. Umarım bundan sonra bu şikayetlerim azalır. Tabi ki bilgisayarı azaltmak lazım biraz. Ona uğraşıyorum bakalım yavaş yavaş.

Santralistanbul Haritasız Sergisi

Geçenlerde hayatımdaki en güzel sanat sergisine gittim. Bu Haritasız isimli sergi gazetelerde falan da çıkmıştı görüşsünüzdür. Bilgi Üniversitesi’ne ait olan Santralistanbul’da olan sergi izleyicileri sadece eserleri incelemekten ziyade, bir katılımcı ve yaratıcı olmaya davet ediyor.

Öncelikle biraz Santralistanbul’dan bahsedeyim. Öyle güzel bir yer ki anlatamam. Küçük bir kasaba gibi. Otel’i var, restorantı var, sergisi var. Genelde yurtdışından gelen akademisyenler burada ağırlanıyormuş. Haritasız isimli sergi de öyle güzel bir şey ki anlatamam. İnsan saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyor. Kısaca özetleyecek olursam teknolojinin sanatla buluşması + bu sanata izleyicilerin de dahil olmasıdır. Her sanat eseri izleyicilerin katkılarıyla çalışmakta

Aklımda kalanlardan örnek vereyim biraz. Örneğin karanlık oda diye bir şey var. Bir odaya giriyoruz. Zifiri karanlık ama karanlığın son noktası. Gözünü açıyosun kapatıyosun aynı. Simsiyah. Gözümüzün karanlığa alışması için yaklaşık olarak 10 dk boyunca o odada kalıyorsunuz (bu süre zarfında gözlerinizin kıymetini ve körlerin çektiği zorlukları anlıyorsunuz) . Sonra içi saf su dolu olan bir büyük tüpe yaklaşıyoruz. Oda hala karanlık tabi. O tüpe ses dalgaları veriyor. Suyun yaydığı sinyallerle karanlığın içinde rengarenk diktörtgenler, ışınlar, şekiller görüyoruz. Ama kesinlikle somut bir şey olarak algılayamıyor insan. Hayal gibi ama herkes aynı şeyi görüyor. Bundan başka son teknoloji ürünü bir robot kol var. Karşısına geçiyoruz. Resmimizi çekiyor ve portremizi çok başarılı bir şekilde çiziyor.

Merak edenler Facebook’daki Santralistanbul albümümü şuradan görebilir (herkese açık) . Sergi 16 Ağustos’a kadar devam ediyor. Gitmenizi tavsiye ederim. İddia ediyorum sizin de uzun süredir yaşadığınız en eğlenceli zamanlar olacak.

Alpay Erdem – Hasta Ruh Stand-Up'ı

alpay2

Yazmaya başladığı ilk günden beri okuduğum ve çok beğendiğim Alpay Erdem’in uzun zamandır stand-up gösterisine gitmek istiyordum. Kısmet bugüneymiş. İstanbul Yunus Emre Kültür Merkezi’ndeki gösteri için sabah bilet aldım. Aslında bilet pahalı olsa almazdım çünkü fazla bir beklentim yoktu ama yine de merak etmiştim. Öğrenci bileti daha ucuz zaten. Herneyse akşam 20.30′da gösteri başladı.

Beklediğimden daha iyiydi. Ama stand-up gösterisi hiç yazılarına benzemiyor. “Beni çok hüzünlendiriyor” ya da “orda güzel insan var” repliklerini seyrek duyuyoruz. Esprileri Cem Yılmaz gibi bir anda vurucu değil hikayenin akışına göre tebessüm ediyorsunuz. Tabi çok gülünecek yerler de var ama yerlere yatırmıyor elbette. Ama yinede izlenmeye değer.

Bu arada zaten küçük olan salonun %40′ı boştu. İşte bu beni çok hüzünlendiriyor

Bayılmak Nasıl Bir Duyguymuş Bugün Öğrendim

Sabah saat 10′da doktorla randevum vardı. Roaccutane kullandığım için aylık periyotlarla kan tahlili yaptırmam gerekiyordu. Bugün tam 30. günümdeydim. Hastaneye gittim sabah. Ancak ben kan görmeye dayanamayan biriydim o yüzden de çok korkuyordum. Küçük bir odaya aldılar beni. Korkuyordum ama bir şey de diyemiyordum çünkü dışarda sırada yaklaşık 10 kişi vardı.

Neyse kafamı başka tarafa çevirdim kanı verdim. Ama korkum hala geçmemişti. Karnım da çok açtı zaten. Band yapıştırdı koluma. Biraz sağa sola gittim geldim işlemleri falan yaptırdım derken birden böyle bir ateş bastı durdum kaldım öyle. Sonra gözlerim kararmaya başladı göremez oldum. Durumu farkeden bir hemşire koluma girdi iyimisiniz beyefendi dedi. İyiyim iyim dedim kapıya doğru yöneldim yine durdum.

Artık duyamıyordum da söylenenleri. Görme yetim zaten gitmişti. En son hissedemez olunca yere yığılı verip bayılmışım. Gözümü açtığımda bir yerde yatıyordum başımda 2 hemşire bir de hasta bakıcı vardı. Biri tansiyonumu ölçüyor diğeri de kolonyalı pamuk koklatıyordu. Yaklaşık 4 dakika baygın kalmışım. Oranın kantininde yemek yiyip kan şekerimi yükselttikten sonra eve döndüm. Güzel bir duygu değilmiş bayılmak ama ilk seferimdi güzeldi

Bu Çocuk Beni Öldürür

Şu hikayenin kahramanı çocukla yine bir diyaloğum oldu. Tabi kendim kaşınmışım. Ama bu sefer kısa kestim tartışmaya girmeden. Çünkü tartışmaya girdiğim an kaybediyorum. Aşağıda yine verdim bir wlm konuşması. İnceleyebilirsiniz

cocuk