Önceki yazımda, Star Wars serisindeki alt metinleri incelemiştik. Bu yazımda da tarihin en iyi dizilerinden kabul edilen “Lost” un alt metinlerine değineceğiz. Amacım Star Wars’da olduğu gibi Lost dizisinin de temelinin dini hikayelere dayandığını göstermek.
Öncelikle izlemeyenler için Lost’un konusuna kısaca değinelim. Lost, aynı adada yaşayan, iyiliğin ve kötülüğün mücadelesini konu almıştır. Kötülüğü temsil eden Black Smoke, adadan ayrılıp dünyaya yayılmak ister. İyiliği temsil eden Jacop ise Black Smoke’u adada tutmakla yükümlüdür. Bu iyilik ve kötülük kavramları din temellidir. Lost ilk sezonlar dinle ilgisiz olsa da, son sezon konuyu dine yönlendirmiştir.
Lost’un konusunu aşağı yukarı anlattıktan sonra gelelim benim iddiama: Yaptığım araştırmalar sonucu J.J Abrams’ın Lost’un seneryosunu yazarken bir hadisten esinlendiği sonucuna vardım. Hikayeyi Peygamber Efendimizin hadisine göre temellendirip, araya süslemeler koymuştur.
Şimdi gelelim bu hadise. İslami literatürde “Cessase” hadisi olarak geçmektedir. Bu hadisi bloga yorum yazan birinden tesadüfen öğrendim. Okur okumaz aklımda ampül yandı.
Hadisin sahihliği hakkında pek bir bilgi yok. Yani doğru da olabilir yanlış da olabilir. Ancak bu yinede Lost senaristi Abrams’ın çaldığı gerçeğini değiştirmez. Şimdi hadise bir bakalım:
“Fâtıma bin Kays anlatıyor:
Allah Resulü’nün müezzini, namaz toplayıcıdır nidasıyla halkı mescide topladı. Mescide gittim, halkın arkasında bulunan kadınlar safında durdum. Allah’ın Elçisi, namazını kıldıktan sonra gülerek minbere çıkıp,
- Sizi niye topladım, biliyor musunuz? dedi.
- Allah ve Elçisi daha iyi bilir, dediler.
- Doğrusu, sizi müjde ve uyarı üzere konuşmak (vaazetmek) için toplamadım. Fakat Hıristiyanken gelip bey’at ederek Müslüman olan Temîm ed-Dârî, benim size Deccal hakkında söylediklerime uygun bir hikâye anlattı. Onu size anlatmak için sizi buraya topladım.Bana anlattigina gore, Temim, bir gemiye binip denize acilmistir. Yaninda Lahm ve Cuzam kabilelerinden otuz kisi vardi. (Hava sartlari iyi olmadigi icin) onlarla denizin dalgalari bir ay kadar oynadi. Sonunda gunesin battigi esnada denizde karşılarına bir ada çıktı. Geminin kayiklarina binerek adaya ciktilar. Derken karsilarina cok tuylu killi bir yaratık cikti. Bunlar, tuylerinin coklugundan hayvanin bas tarafi neresi, arka tarafi neresi anlayamadilar. ”
Vay be, sen nesin? demişler.
- Ben Cessâse’yim, demiş.
- Cessâse nedir? demişler.
- Ey topluluk, demiş, siz beni bırakın da manastırda bulunan şu adamın yanına gidin. Çünkü o sizi görmek için sabırsızlanıyor.Adamdan söz edince biz onun şeytan olmasından korkup süratle yürüdük, manastıra girdik. Orada şimdiye dek gördüklerimizin en irisi, en cüsselisi olan bir adam gördük. Elleri boynuna bağlanmış, dizlerinden ayaklarına kadar demir pranga takılmıştı.
- Vay, sen kimsin? dedik.
- Önce siz söyleyin, siz kimsiniz?
- Biz Araplardan bir cemaatiz. Gemiye bindik. Bir ay bizi denizde oynatan dalgalar, sonunda buraya sürükledi. Senin bulunduğun adaya yanaştık, kayıklara binip adaya girdik. Kalın ve sık kılından ötürü önü ve arkası belli olmayan bir canavarla karşılaştık.
- Sen nesin? dedik.
- Ben Cessâse’yim, dedi.
- Cessâse nedir? dedik.- Manastırdaki şu adama gidin, o sizi görmek için sabırsızlanıyor, dedi. Şeytan olmasından kuşkulandığımız o canavardan korkup çabucak buraya yöneldik.
Adam sorar:
Ümmilerin Peygamberi ne yaptı?
- Mekke’den çıkıp Yesrib’e geldi,
- Araplar onunla savaştı mı?
- Evet,
- Onlara ne yaptı? .
- Onları yendi, onlar da ona boyun eğdiler,
- Öyledir, dedi, ona boyun eğmeleri, kendileri için iyidir. Şimdi ben kendimi size anlatayım:- Ben Deccal’im. Buradan çıkmam için bana izin verilmek üzeredir. İzin verilince çıkar, yeryüzünde dolaşırım. Kırk gece içinde Mekke ve Taybe (Medine) hariç, bütün kentleri dolaşırım. Yalnız o iki kente girmem yasaklanmıştır. Onlara, yahut onlardan herhangi birine girmek istediğimde, elinde yalın kılıç bekleyen bir melek bana engel olur. Onların çevresindeki her geçitte bulunan melekler onları beklemektedir.”
Evet hadis bu kadar. Ana tema olarak kaza sonunda adaya düşen bir grup, adada hapsolmuş deccal temalarını görüyoruz. Şimdi diziyi inceleyelim.
Adanın geçmişine değinen “6.sezon 9. bölüm – Ab Aeterno(cehennem)” inceleyeceğim.
Bölümün başında Ricardo köle olarak Black Rock gemisine alınmıştır. Daha sonra fırtına çıkar. Gemi bir adaya yaklaşır
Bu heykel dev yaratığa gönderme olabilir mi? Olabilir. Ama adadaki esas yaratığımız Black Smoke yani kara duman. Deccalimiz istediği zaman duman istediği zaman insan şekline girebiliyor. Bu duman meselesi de başka bir hadisten alıntı:
Hz.Muhammed ile Ibnu Sayyad(halk tarafından deccal olmakla suçlanmakta) ‘ın diyaloğu:
Aleyhissalatu vesselam, omuzuna vurup:
“Benim Allah’in Resulu olduguma sehadet ediyor musun?” diye sordu. Ibnu Sayyad ona bakip:
“Sehadet ederim ki, sen ummilerin peygamberisin!” dedi. Ibnu Sayyad da Resulullah’a:
“Peki Sen, benim Allah’in Resulu olduguma sehadet eder misin?” dedi. Aleyhissalatu vesselam onu reddetti ve:
“Ben Allah’a ve O’nun resullerine iman ettim!” buyurdu sonra devam etti:“Ben senin icin bir sey sakladim (bil bakalim!) dedi. Ibnu Sayyad:
“O dumandir!” diye cevap verdi. Aleyhissalatu vesselam:
“Sen kendi sınırını hicbir vakit asamayacaksin!” buyurdular.
Diziyi izleyenler bilir, Black Smoke hiçbir zaman suyun üzerinde uçarak gidemez. Okyanus onun sınırı, o sınırı aşması yasaktır. İşte duman muhabbeti de burdan gelmekte. Neyse diziye devam edelim
Duman Ricardo’yu ziyarete gelir. Daha sonra insan şekline girerek içecek su getirir ve onu darmadağın olmuş gemiden kurtarır.
Şimdi Black Smoke, Ricardo’yu Jacop’a yollamakta. Hadiste olduğu gibi
“Adamdan söz edince biz onun şeytan olmasından korkup süratle yürüdük, manastıra girdik” cümlesi aklımıza geliyor. Black Smoke bahsettiği adamın şeytan olduğunu söyleyerek Ricardo’yu korkutmakta.
Daha sonra Ricardo Jacop’a doğru yola koyulur. Hadiste canavar gelen adamı bir manastıra yolluyordu. Burada da manastıra bir gönderme görüyoruz. Tam olarak manastır olmasa da bir yapı var.
Yanlız Abrams seneryoyu hadisten biraz farklılaştırmış. Hadiste bir canavar var bir de deccal. Lostta canavar ile deccal aynı kişi. Bir de ona bekçilik yapan melek&peygamber tarzı bir kişi var. Devam edelim. Jacop Ricardo’ya sille-i tokat atıp bıçağı elinden alır.
Biraz hoşbeşden sonra Jacop, Ricardo’ya adanın ne olduğunu izah eder
Jacop’ın son bahsettiği olay zaten satanist felsefenin temelini oluşturmakta. Yazıyı Jacop ile Black Smoke’un diyaloğuyla sonlandıralım.
Bu yazıda da tekrar anladık ki çoğu popüler bilim kurgu filmi-dizisi seneryosunun temelini dini metinlerden almaktadır. Esen kalın.































yabancı diziler mistik olarak genelde ve her katagoride bizim türk dizilerinden üstündür.sizlere supernatural’i de izlemenizi öneririm,yayınlayacagınız bir çok makala belabilirsiniz dizide.
Aslında LOST daha çok İsrail kaynaklarına dayalı. Ekşi sözlükte bununla ilgili bir yazı vardı ama bulmam imkansız. Tam aradığım metne ulaşamamasam da şimdilik ufak bir google aramasıyla şunlara ulaştım:
http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=16193429
http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=esau
Siz de bilirsiniz ki Hoolywood’da İsrail ve Yahudi anlayış hakim durumdadır. Yahudi olan Steven Spielberg ve LOST’un da yapımcı olan J. J. Abrams genelde “israil” kaynaklarını refere eden terimleri bolca kullanırlar. Sakın yazdıklarımdan israil karşıtı bir görüş savunduğum anlaşılmasın. Sadece Yahudi sermayesi ve entellektüelizminin çok etkin ve baskın olduğunu ve ürettkleri her film ve diziyle, alt benliklerimize onların üstün bir ırk olduğu teması işlemekte olduklarını söylemek istiyorum.
ne zamandır, bu hadisi lost’a bağlamayı düşünüyordum. burda gördüm. yazacağımdan daha güzel bağlanmış. ellerinize sağlık.
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah, onu bilir).
Sakın Allah’ın, peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve insanlar bir ve kahhar (her şeyin üzerinde yegâne hâkim) olan Allah’ın huzuruna çıkarlar.
O gün, suçluları zincirlere vurulmuş olarak görürsün.
Gömlekleri katrandandır. Yüzlerini de ateş bürüyecektir.
Allah, herkese kazandığının karşılığını vermek için böyle yapar. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.
(İbrahim Suresi / 46-47-48-49-50-51-52)
O şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutuyor. Onlardan korkmayın, eğer mü’min iseniz, benden korkun.
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük azap vardır.
İman karşılığında küfrü satın alanlar Allah’a hiçbir zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azap vardır.
İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır
Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü’minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer (gaybı ona bildirir). O hâlde, Allah’a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük bir mükâfat vardır
(Al-i İmran 175-176-177-178-179)
ALLAH (Celle Celalühü) ve RASÜLU MUHAMMED MUSTAFA(Sallallahu Teala Aleyhi ve Sellem) Efendimize itaat eden kimseye müslümana ne dünyada nede ahirette korku yoktur.İNŞAALLAH