WordPress'te Büyük Açık

Bugün WordPress kullanan her blogun vazgeçilmez eklentisi olan All in One Seo Pack‘de çok ciddi bir Crsf açığı tespit edildi. Bu eklenti sitenin seo ayarlarını yapıyor fakat form alanına uzaktan veri yollamayı koruyacak hiçbir güvenlik önlemi bulunmamaktadır. Bu da crsf açığına neden olmaktadır. Saldırganlar ilgili exploiti kullanarak bu eklentinin ayarlarıyla kolayca oynayabilmekte. İlgili exploitler şu an elimde ancak kötü niyetli kişilerin eline geçmemesi için yayınlamıyor.

Açıktan Korunma Yöntemleri

Saldırganlar size bir sayfa tıklatarak clickjacking kodlarının çalıştırılmasını sağlıyor. Ancak bu kodların çalışması için admin panelinize giriş yapmış olmanız gerekiyor. O yüzden admin paneline giriş yaptıktan sonra tanımadığınız hiç bir bağlantıya tıklamayın. İşinizi bitirdikten sonra tarayıcınızın çerezlerini temizleyin. Açığın yaması henüz çıkmadı

Kalitesiz Komedi Programları

Geçenlerde çok sıkıcı skeçlerden oluşan bir komedi(!) programını izledim. Ayırdığım zamana lanet olsun. Fragmanlarını logolarını falan özene bezene yapmışlar, insan sanıyor ki güzel bir dizi olacak, skeçler dönecek. Alakası yok. Kanal D’de yayınlanan Haneler isimli bir saçmalık var ya onu diyorum. Olacak o kadar tadı yakalamaya çalışmışlar ama tırnağı bile olamaz. Oyuncular çok iyi ona diyecek birşeyim yok ama o kadroyu ancak bu şekilde israf edebilirlerdi ve bunu da çok güzel bir şekilde başarmışlar. Eğer bir gün bol bol vaktiniz olursa izleyin diyeceğim ama 2. bir bölümünü olur mu bilemem. Metinler aşırı derece kalitesiz. İlkokul müsamereleri bile bundan daha komik olurdu eminim.

Bir de Harbi TV denilen hadise var. Açıkçası ondan bazı beklentiler içindeydim. Grafi2000 ekibini seviyordum, ancak espriler bu kadar mı kalitesiz olur? Hala uzaya çıkan Türk espirileriyle program yapılmaya çalışılıyor. İnsan 15 dakika yerinde oturup izleyemiyor, oflayıp puflamaya başlıyor. Zamanında poke imam falan gibi kaliteli tiplemeler vardı hepimiz her izlediğimizde gülüyorduk. Ancak espiri kalitesi zamanla ters orantılı olarak düştü. Yaşaroğlu ailesi iyi ekmeğini yedi bu animasyon işinin. Ama hakkını vermek lazım. Koca Kafaların ilk bölümleri gayet güzeldi. Ama sonra yine bayatlamaya başladı herşey. Harbi TV de öyle olacak büyük ihtimal.

Not1:Başlıkta çok önemli bir şey anlatacak gibi yapıp aslında hiçbir şey anlatmayan köşe yazıları gibi oldu özür dilerim

Not2:Şimdi böyle ağır konuştum da, diyelim diğer bölümleri accayip komik oluyormuş. Böyle bir tırsma içindeyim aslında. Ama neyse bir çılgınlık yapıp bu riski göze alıyorum

21st Century Breakdown

green day

Amerikalı Alternatif Rock / Punk grubu Green Day son albümü olan 21st Century Breakdown(21. Yüzyılın Çöküşü) albümünü nihayet çıkardı. Albüm çıkar çıkmaz bir tane edindim. Green Day son albümünde de her zaman olduğu gibi döktürmüş. Protest sözler şarkılara hakim, yine Amerika’ya vermiş veriştirmiş.

Albüm Act I, Act II ve Act III diye üç bölümden oluşuyor. Toplam 18 şarkı albümde mevcut. Bu yeni albüm tasarımıyla birlikte Green Day bir imaj değişikliği yapmış gibi. Albümü şimdilik indirmek veya satın almak istemeyen ancak albüm hakkında fikir sahibi olmak isteyenler için albümde öne çıkan şarkıları şöyle sıralayabilirim

Know Your Enemy, 21st Century Breakdown, East Jesus Nowhere, Viva La Gloria, Peacemaker

Zehirlendim

Bilgisayar başında Crush the Castle oyununu oynarken midem bulanmaya başladı. Biraz gidip uzanayım geçer diye tahmin ettim. Ancak midem gerçekten çok bulanıyordu. O akşam da Eurovision vardı bir terslik çıksın istemiyordum. Hadise sahne alana kadar dayandım fakat sonra müthiş bir şekilde kustum. O an anladım bir terslik olduğunu. Bunun yanında ishal, baş dönmesi ve ateş de başladı. Hastaneye gittim hemen. Kustuğum için midemi yıkamadılar fakat serum taktılar. Ateşim düşürüldü. O geceyi atlattım bir şekilde. Ertesi gün doktora gittim. Bürsürü ilaç ve iğne verdi. Bir gıdadan bakteri kaparak enfeksiyona kapılmışım. Büyük bi ihtimalle önceki gün dışardan yediğim pilavdan dolayı oldu

Zehirlenmemek İsteyen Gençlere Tavsiyeler

*Kendinizi kötü hissediyorsanız, mideniz bulanıyorsa kaynıyorsa dayanmaya çalışmayın ne var ne yok kusun gitsin

*Ayakta durmaya takatiniz yoksa ishal ve ateş de başlıyorsa acil olarak bir sağlık kuruluşuna başvurun

*Güvenmediğiniz yerlerden ucuz diye yemek yemeyin

Bisiklete Binmeyi Öğrenmek

Bisiklete binmeyi öğrenmek birkaç dakika da alabilir, birkaç hafta da. Ama asıl gereken biraz cesaret ve bisikleti dengede tutacak, düşmenizi engelleyecek bir arkadaştır

*Bisiklete binmeyi, mümkün olduğu kadar genç yaşta öğrenin. Büyüyüp ağırlaştıkça, size yardımcı olacak kişinin bisikleti dengede tutması, sizin peşinizde koşması ve düştüğünüz takdirde sizi yakalaması zorlaşacaktır.

*Seleyi alçakta tutun, böylece denge bozulduğunda ayaklarınızı yere basabilirsiniz. Ayaklarınızı yere değdirdiğinizde, tüm tabanınızla basabilmelisiniz, parmak uçlarınızla değil. Dengenizi sağlamaya başladığınızda selenizi yükseltebilirsiniz

*Öğrenmeniz gereken ilk şey, dengedir. Engelleri olmayan, geniş ve düz bir alanda çalışın. Böylece gidonu yönlendirmek ya da fren yapmakla uğraşmadan dengeye odaklanabilirsiniz

*Önce, size yardımcı olan kişi, selenin arkasından ve gidonun bir ucundan tutmalıdır. Siz kendinizi güvende hissettiğinizde ,yardımcınız sizi tamamen bırakana kadar yavaş yavaş desteğini azaltabilir

*Hızı artırıp çok az yardımla denge kurmaya başladığınızda, arkadaşınızdan bisikleti bırakmasını ve siz yavaşladığınızda ya da dengeniz sarsıldığında sizi tutması için yanınızda koşmasını isteyin. Bu işin en zor kısmı durmak ve başlamaktır. O yüzden en çok yardım bu iki aşamada gerekli olacak

*Pedal çevirmeye devam edin. Sallanmaya başlarsanız, pedal çevirmek denge kurmanıza yardımcı olacaktır.

Kupa Şampiyonu BEŞİKTAŞ

Her ne kadar futbol fanatiği biri olmasam da Fenerbahçe’yi bir sene daha bekletmek süper bir duyguymuş (: Gerçekten çok güzel bir maç oldu ligde yenildiğimiz iki maçın da öcünü almış olabiliriz. Ne diyelim. Zavallı fener beter ol beter (:

Radyasyon Dağıtıcı Aldım

Cuma günü annemle eczacı fuarına gittik (annem eczacı olur) . Gezdik, eşantiyon ürünleri sömürdük bolca (: . Oradaki bir stand dikkatimi çekti. Büyük bir radyasyon işareti vardı. Yanında da zırh giyinmiş bir adam. Altında da “böyle korunamazsınız” yazıyordu. Gittim inceledim.

Ürün bilgisayarların, telefonların vs. yaydığı insan sağlığına aşırı zararları olan elektromanyetizmayı etkisiz hale getiriyormuş. Adam bana bilgisayar radyoaktivitesine uzun süre maruz kalmanın zararlarını anlattıkça çöktüm. Bende var olan bütün şikayetlere sebebiyet veren şey meğersem buymuş. Bu şikayetlerim dikkat dağınıklığı, uykusuzluk, odaklanamama gibi şeyler. Eğer bilgisayarla çok vakit geçiren biriyseniz mutlaka sizde de en az biri vardır

Sonunda ikna oldum bilgisayar ve elektronik cihazlar için olan çipten bir tane aldım. Bilgisayara yapıştırdım. Aslında bunun kolyeli çeşitleri de varmış ama Türkiye’de yok sanırım. O daha güzel hem dışarıda da korunmuş oluyor insan. Umarım bundan sonra bu şikayetlerim azalır. Tabi ki bilgisayarı azaltmak lazım biraz. Ona uğraşıyorum bakalım yavaş yavaş.

Santralistanbul Haritasız Sergisi

Geçenlerde hayatımdaki en güzel sanat sergisine gittim. Bu Haritasız isimli sergi gazetelerde falan da çıkmıştı görüşsünüzdür. Bilgi Üniversitesi’ne ait olan Santralistanbul’da olan sergi izleyicileri sadece eserleri incelemekten ziyade, bir katılımcı ve yaratıcı olmaya davet ediyor.

Öncelikle biraz Santralistanbul’dan bahsedeyim. Öyle güzel bir yer ki anlatamam. Küçük bir kasaba gibi. Otel’i var, restorantı var, sergisi var. Genelde yurtdışından gelen akademisyenler burada ağırlanıyormuş. Haritasız isimli sergi de öyle güzel bir şey ki anlatamam. İnsan saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyor. Kısaca özetleyecek olursam teknolojinin sanatla buluşması + bu sanata izleyicilerin de dahil olmasıdır. Her sanat eseri izleyicilerin katkılarıyla çalışmakta

Aklımda kalanlardan örnek vereyim biraz. Örneğin karanlık oda diye bir şey var. Bir odaya giriyoruz. Zifiri karanlık ama karanlığın son noktası. Gözünü açıyosun kapatıyosun aynı. Simsiyah. Gözümüzün karanlığa alışması için yaklaşık olarak 10 dk boyunca o odada kalıyorsunuz (bu süre zarfında gözlerinizin kıymetini ve körlerin çektiği zorlukları anlıyorsunuz) . Sonra içi saf su dolu olan bir büyük tüpe yaklaşıyoruz. Oda hala karanlık tabi. O tüpe ses dalgaları veriyor. Suyun yaydığı sinyallerle karanlığın içinde rengarenk diktörtgenler, ışınlar, şekiller görüyoruz. Ama kesinlikle somut bir şey olarak algılayamıyor insan. Hayal gibi ama herkes aynı şeyi görüyor. Bundan başka son teknoloji ürünü bir robot kol var. Karşısına geçiyoruz. Resmimizi çekiyor ve portremizi çok başarılı bir şekilde çiziyor.

Merak edenler Facebook’daki Santralistanbul albümümü şuradan görebilir (herkese açık) . Sergi 16 Ağustos’a kadar devam ediyor. Gitmenizi tavsiye ederim. İddia ediyorum sizin de uzun süredir yaşadığınız en eğlenceli zamanlar olacak.

Habertürk'ün Yaptığı Öküzlükler

Öncelikle Muhsin Yazıcıoğlu için tüm Türkiye’ye başsağlığı diliyorum. Burada enkaz daha önce bulunabilir miydi, ihmal mi vardı konularını tartışmayacağım. Sadece Habertürk muhabirlerinin bu olayda ardı ardına sıraladığı öküzlüklerden bahsetmek istiyorum.

*İHA muhabirinin sözlerinden sonra daha hiç bir şey belli olmadan Muhsin Yazıcıoğlu’nun şiirlerini dramatik bir havayla sanki adam ölmüş gibi yayınladılar. Daha enkaz bile bulunamadan herkes öldüğünü zannetti.

*Enkaza ulaşan köylülere telefonda saçma sapan sorularak sorarak şarjlarını bitirdiler. “Neredesiniz,kaç kişi var” sorularını defalarca sordular. Sonra telefondaki köylü zor durumda olduğunu konuşamadığını söyledi. Telefonu diğer köylü alınca ona da defalarca aynı soruları sordular. Tek tek oradaki bütün insanlara saçma sapan şeyler sorarak meşgul ettiler.

*İşin en öküzlük tarafı da şu. Yazıcıoğlu’nun yeğeni ile canlı yayında konuşuyorlardı. Yeğeni Soylu ceset bulunmadığı için ümitlerin sürdüğünü söylemişti. Bundan bir kaç saniye sonra muhabir canlı yayında gayet düşüncesiz ve patavatsız bir şekilde acı haberi verdi sonra Soylu’ya mikrofonu uzatarak konuşmasını bekledi. Adamcağız tabi gözyaşlarına boğuldu. Videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz

Dmoz'a Kabul Edildim

moz_tr

Dünyanın en büyük dizini olan dmoz.org ‘u bilmeyen yoktur sanırım. Yaklaşık bir ay önce Kişisel Web Günlükleri bölümüne başvurmuştum sonunda kabul edildi. Umarım bloguma güzel faydaları dokunur ki dokunacaktır. Google dizini dahil çok önemli dizinlere eklenecek sitem. Ziyaretçi sayısı ve arama sonuçları bakımından utkusoft.com epey yükselecektir. Gelişmeleri merakla gözlemliyorum