Bu konu gerçekten canımı sıkan bir konuydu.Atatürk’ü putlaştıran ve fikirlerini anlamak yerine bir ilah gibi tapan kesimi eleştiren bir yazı yazmak istiyordum.Akşam eve geldim.Biraz sitelerde dolaşırken Barış Ünver’in bu konu hakkında çok güzel bir yazı yazmış olduğunu gördüm ve onu yayınlıyorum.Aynen benim görüşlerimi de yansıtıyor iyi okumalar.Yazının orijinali şurada
Öyle bir duruma geldik ki, Atatürk konusunda ciddi ciddi paranoyak olduk. Bu yüzden bu yazıyı yorumlayanlar arasında “Bu adam Atatürk’ü anmamızı istemiyor!” diyenler de çıkabilir. (Çıkabilirdi, ben bir önceki cümleyi yazmış olmasaydım.) Şimdiden yazıyı özetleyeyim: Atatürk’ü anmaya değil, Atatürk’ün putlaştırılmasına karşıyım.
Bu ülkede hoşuma gitmeyen iki çeşit gruplaşma var:
- İktidara (şu anda AKP) ölümüne biat felsefesini benimsemiş ve o ne yaparsa yapsın eleştirmekten bile kaçınan, yaşadığı Arap geleneklerini İslam’ın farzları sanıp Allah’ı ağzına sakız eden, bundan rahatsız olanı dinsiz ilan eden, kendi siyasi görüşlerini doğru bulmayan herkesi CHP’li zanneden, ikinci grubu çoğunlukla iblisin dölü olarak damgalayan insanlar
- Dinini biraz olsun yaşamak isteyen herkesi “dinci” diye damgalayan, sol görüşünde hiçbir hata bulmayıp sağ görüşü asla ve asla benimsemeyen, Atatürk’e tapma noktasına gelecek kadar ilahlaştırmış, Atatürk gibi birini bekleyen ama yalnızca bekleyen, Atatürk’ün seviyesine ulaşmak için çabalamayıp mehdi bekler gibi ikinci bir Atatürk bekleyen insanlar
İlk gruba çattığımı görenler ikinci gruba çattığımı göremiyor, ikinci gruba çatınca ise kimse üzerine alınmıyor. İkinci grupta öyle bir elitlik var zaten; ilk grup ikinciden daha zengin olmasına karşın ilk grup kendini fakir ve mazlum, ikinci grup ise kendini zengin ve gururlu görüyor. Mesele Atatürk, tarih de 10 Kasım olduğundan dolayı ikinci grubu eleştireceğim bu sefer.







