Yüzyılın Münafıklığı: islami Sosyete

Artık her gün haberlerde görür olduk. İslami sosyete ne yer ne içer, nerelere gider, islami sosyetede hangi marka revaçta vs.. Önce neler yaptıklarına bir değinelim.

Markalara genel bir düşkünlük var. Hem bayanları hem de erkekleri sadece en lüks ve pahalı markalardan giyiniyor. Arabaları en son model. Takıldıkları mekanlar da İstanbul’un en pahalı yerleri. Eğer gazete okuyorsanız “x islami sosyetenin uğrak yeri oldu” şeklindeki haberleri görürsünüz. Tabi ki isteyen parasını istediği gibi harcayabilir, lüks tüketime tabi olabilir. Ancak yanlış olan bunu islam sıfatı altında yapmak.

Bu tür bir lüksü yaşayacak parayı nerden buluyorlar bilemiyorum. Helal para olduğu konusunda da şüphelerim var ama bunu es geçeceğim. Önemli olan İslam’ın lüks hayata nasıl baktığıdır.

İslamda tevazunun, sade yaşamın önemi çok büyüktür. Buna şöyle bir ayet örneği verebiliriz:

” Rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, “selâm!” der (geçer)ler.” (Furkan / 63)

Bu ayette Allah salih kullarını yeryüzünde gösteriş yapmadan yaşayan kişiler olarak tanımlamaktadır. Yani islamda gösterişin yeri yoktur. Ancak tevazu anlayışını en iyi Hz.Muhammed‘in hayatına baktığımızda görüyoruz.

Peygamberimiz bu özelliği hem bizzat üzerinde taşımış, hem de sözleriyle tavsiye etmiştir. Bir gün kendisine bir adam getirilir, gelen şahıs korkudan titremeye başlar Bunu gören Allah Resulu (sav) “Sakin ol, ben bir melik değil, Kureyş ‘ten, kuru et yiyen bir kadının oğluyum” buyurmuştur.

Başka bir olay da şöyle gelişmektedir: Bir gün Hz.Ömer, Hz.Muhammed’i evinde ziyaret etmiştir. Hz.Muhammed de o sırada bir hasır üzerinde yatmaktadır. Hasır yüzünden vücudunda ve yüzünde çeşitli izler, çukurlar ve yaralar oluşturmuştur. Bunu gören Hz.Ömer ağlamaya başlar. Hz.Muhammed neden ağladığını sorar. Hz.Ömer şöyle söyler:

“Niye ağlamayayım ki ey Allah’ın Resulü. Kisralar ve Kayserlerin çokca nimetleri vardır. Onlar rahat yataklarında yatarlar. Siz ise kuru bir hasır üzerinde yatıyorsunuz. Halbuki siz, Allah dostusunuz, elçisisiniz, nebisisiniz. Onlar ise Allah‘ın düşmanları. Ey Allah’ın Resulü, müsade buyursanız da altınıza yumuşak bişeyler sersek…..”

Bunun üzerine Efendimiz şöyle cevap verir:

Ya Ömer bizim kalplerimiz yalnızca Allah sevgisi ile huzur, rahatlık bulur. Bu durum geçici bir yaşam öyle bir saltanata, debdebeye değmez. Bir insanoğlu, bir parmağını denize daldırmış olsa, ondan ne kadar su alabilir ki? İşte deniz suyuna nisbetle bu parmakta ki ıslaklık ne ise, ahiret hayatına nisbetle dünya yaşamı da odur. Yazık o, kimselere ki ahiret hayatına nisbetle dünya hayatı bu olduğu hal de yine de kalplerini mal ve mülk dünya sevgisiyle dolduruyorlar da Allah (c.c) Hz. lerini unutuyorlar. İstemez misin Ömer dünya hayatı onların olsun, ahiret de bizim?

Peygamber Efendimiz lüks yaşam meraklılarına bu sözle en güzel cevabı vermektedir. İslam sadeliği, dünyalık mallarına hayran olmamayı emreder. Bu islami sosyetenin yaptığı münafıklıktan başka bir şey değildir ve İslam’la bağdaştırılamaz

2 Responses to Yüzyılın Münafıklığı: islami Sosyete

  1. Mutlu Sen diyor ki:

    Yine çok iyi bir tespit yapmışsın. Dünyada açlık, hastalıklar ve savaşlar İslam alemini (aslında insanlığı demek daha doğru olur) kırıp geçirirken Fransa’dan aldığı 8000 Euroluk çantasıyla İtalya’dan 4500 Euroya alınmış bir çanta kullanan arkadaşına gösteriş yapan sözde müslüman İslami sosyetiklerin affedilecek yanları yok!
    Yazının zayıf kalan yanlarını da akşam konuşalım. Tekrar tebrikler…

  2. Mutlu Sen diyor ki:

    buyur buradan yak,
    nufusünun %67 si müslüman olan Brunei’nin sultanı saçlarını 37.500 TL’ye kestiriyormuş.

    http://www.hurriyet.com.tr/dunya/12347364.asp?gid=229

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>